Showing posts with label Hayatı Iskalama Lüksün Yok. Show all posts
Showing posts with label Hayatı Iskalama Lüksün Yok. Show all posts

Wednesday, October 14, 2009


En Çok Satan Değilse de, En Çok Sorulan Kitap Bende! Dert Bende, Derman Sizde!

Önce kendim için yazdığım yazılar, okurlarını bulunca artık onlar için de yazmaya ve “şöhretinizin biçimi sizi esir alır” sözünü yaşamaya başladım. Hep ümit veren yazılar yazıp bu şekilde tanınınca, dertlenen yazılar yazmak “imajıma” uymaz oldu. Bir okurumun ilginç bir cümlesiyle irkildim ve kendime geldim: “Üzüntüleriniz olduğundan eminim. Ama o kadar çok insan size bakıyor ki, bunları yazamıyorsunuz!”

İçinde gerçek payı olan bir cümleydi bu ve dedim ki: “Yeter artık! Açıl rahatla gari!” Şimdi dert yanma sırası bende. Duygulu ve biraz da “rahatsız” olmayan birisi bu kadar şey yazabilir mi? Durum baştan belli. Ben dertsiz bir insan değilim, daha önce de söylediğim gibi “hüzün toplayan, ama neşe dağıtmaya çalışan bir şairim!” Yakışıklı olduğum kadar duygusalım da!

Şimdi gelelim şu aralar neyin daha iyi olması istediğime. Kitabım çok soruluyor, ama bir yandan da bulunamıyor. Şekillenen istatistiklere göre, 3 kitapçıya sorarsanız, dördüncüde bulabiliyorsunuz. Yayınevinin deposunda az bir miktar kitap kaldı. Ama kitapçılarda yok. Web sitelerinden alışveriş yapmak bizim için yeni ve detaylı bir kavram ve özellikle genç öğrenci okurlarımın kredi kartları da olmadığından durum zorlaşıyor.

Bu sefer en önemli noktalar kitapçılar oluyor. Türkiye’min birçok yerinden e-mailler veya mesajlar alıyorum: “Hocam sizin kitabı soruyoruz, bulamıyoruz” diyorlar. Okurlarla karşılıklı ağlaşıyoruz: “ne yapsak ne etsek” diye!

Bu konuda çaba gösteren herkese müteşekkirim ve bir yandan da onları tebrik ediyorum. Sadece benim kitabımı aradıkları için değil, bir kitabın peşine düştükleri için, onca işin arasında kitapçıları üşenmen dolaşıp bir kitabı arayıp-sordukları için.

Şimdi bu konudaki vizyonum nedir onu sizinle paylaşayım. Kitabımın bu yıl 10 baskı yapmasını ve diğer yazılarımın da kitap olmasını istiyorum. Çok şey mi istiyorum? Çok ise de yine istiyorum. Endişelenmeyin sizden değil, Allah'tan istiyorum; e sizden de destek istiyorum. Sizden Bunu isteyemez miyim? Tabi ki isteyebilirim!

Peki bu konuda ne yapabiliriz? Şunları yapabiliriz:

1. Kitabımı almış olsanız da çevrenizdeki kitapçılara sorunuz. "Biz de yok" derlerse yayınevine ulaşıp sitem edebilirsiniz: Neden Kitapevi: 0212-438 47 70 info@nedenkitap.com

2. Onların hayatlarına bir değer ekleyeceğine inanıyorsanız, kitabımı tanıdıklarınıza tavsiye ve dahi hediye edebilirsiniz. Benim kitabımı tanıttığım bir konuşmam var; bu ses dosyasını benden istediğiniz takdirde size hemen göndeririz.

3. Kitabımla ilgili olarak küçük bir grupla da olsa benimle sohbet etmek isterseniz, beni davet edebilirsiniz. Bunun için tabi ki bana önceden haber vermelisiniz. Asistanım davetinizle ilgilenip size gün verecektir.


4. Yine kitabımı tanıtan bir yazı bulunmaktadır. Bu yazının linki aşağıda verilmiştir; yazıyı tanıdıklarınıza iletebilirsiniz.


Bu konuda işe yarayacağını düşündüğünüz önerilerinizi bekliyoruz. Kitabımın tavsiyesinde temel ilke, benim yazılarımın ve kitabımın başkalarının hayatlarına bir şeyler ekleyebileceğine inanmanızdır. Hiç kimseden inanmadığı bir konuda destek beklemem, çünkü ben de inanmadığım bir konuda çalışmam, çalışamam.

Merak ettiğiniz ayrıntılar için bana e-mail yazabilirsiniz, zaten yazıyorsunuz da…
----------------
Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri
---------------
Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız:
”Hayatı Iskalama Lüksün Yok!” adlı kitabın tanıtım yazısı
------------
Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:
MSN: savassenel@hotmail.com
savassenel@savassenel.com
-------------



Saturday, July 19, 2008


KİTABI ÇIKMIŞ OLAN BİR YAZAR, DOSTLARINDAN, ARKADAŞLARINDAN VE ÖĞRENCİLERİNDEN NE BEKLER?

Arkadaşlarım, dostlarım veya öğrencilerim bana kitap satışlarının nasıl gittiğini soruyorlar. Ben de “iyi gidiyor” diyorum. Hâliyle mutlu oluyorlar. Bana kitabım hakkında bu soruyu soranların çoğu kitabımı almış oluyorlar. Fakat bazıları da kitaptan haberleri olduğu hâlde, kitabımı almamış bulunuyorlar. Ama her nasılsa kitabımın çok satmasını can-ı gönülden istiyorlar! Kitabımın iyi sattığı haberiyle yaşadıkları mutluluk, onlara kendi olası katkılarını unutturuyor. “Nasılsa kitap satılıyor, ben kitabı almasam da olur” hissine kapılıyorlar.


Onlarla aramızdaki hukuk açısından bakarsak, bu durum bana “şaka gibi” geliyor ve bana bu şaka yapıldığında, şakayı yapan kişiye yukarıdaki resimdeki gibi bakmaya başlıyorum!

Başka bir deyişle bu, bir çiçeğin büyümesini yürekten istediğini söylemek, ama ona bir damla su vermemek gibi bir şey! Halbuki bu kitap-çiçek çok su götürür!

İnsanların daha iyiye gitmesini istedikleri bir konuda, aslında katılımcı olabileceklerini unutmaları nadir bir olay değil. Bunu her yerde görebiliriz. Bir konuyu geliştirebilecek kişilerden birisi olduğumuz hâlde, kendi rolümüzü nedense unuturuz veya kendi katkımızı önemsiz görürüz. İyi bir şeyin gelişimine katkıda bulunmak, sanki başkalarının görevi gibi gelir. Halbuki, sizin attığınız veya atacağınız adım da çok önemlidir.

Kendisiyle sohbet ederek saatlerinizi harcamaya hazır olduğunuz birisinin kitabını almıyorsanız, aklıma şu gelir: Paranız zamanınızdan daha kıymetli demektir. Bu da bir dostunuz olarak beni kendi adıma değil, sizin adınıza üzer. Çünkü zaman paradan kıymetlidir. Dolayısıyla bu düşünce tarzına ulaşmış olmanızı veya en yakın zamanda ulaşmanızı diliyorum.

Elbette paranızı saçıp-savurun demiyorum. Bu hiç de akıllıca bir öneri olmaz. Ama bir yazarın iyi niyet ve temennilere ihtiyacı olduğu kadar, tirajı yüksek kitaplara da ihtiyacı vardır. Burada temel ilke şudur: Benim fikirlerimin başkalarına yararlı veya bir şekilde kazanım olduklarına inanmalısınız. Tavsiyedeki samimiyetin temel göstergeleri şunlardır: Tavsiye edilen ürünün, hizmetin veya eserin yararlı olduğuna inanmanız ve onu kullanmak üzere para harcamanız. Unutmayın insanlar güzel konuşmalardan değil, yaptıklarınızdan etkileniyorlar ve sizler de öylesiniz!

Türkiye pazarına kısa bir zaman önce girdikleri hâlde başarıyı yakalamış olan katlı pazarlama şirketlerinin sırrı buradadır. Distribütörlerine ürünleri önce kendilerinin kullanmalarını, ürünleri ve hizmetleri tanımalarını, sonra tavsiye etmelerini öneriyorlar. Bazı “uyanık” kişiler, bunu da pazarlama numarası olarak açıklasalar da, bu basit bir “kurnazlık” değil, çok mantıklı bir “pazarlama taktiğidir.” Evet taktiktir, ama “kurnazlık” ve “aldatma” içermiyor.

Özetle, bana kitap satışlarımın nasıl gittiğini soran kişilere, ilgilerinden dolayı müteşekkir olduğumu söylemek isterim. Ama kitabımı kendisi almış bir şekilde bana bu soruyu soranlara daha fazla müteşekkirim! Hatta bazıları herhangi bir şekilde bir dostlarına hediye vermekleri gerektiğinde, kitabımı hediye ediyorlarmış. Bir öğrencim bunu Babalar Gününde yapmış!

Kitabımı satın alıp, okuyup tavsiye edenlere daha çok müteşekkirim diyorum çünkü onlar sayesinde, yazmaya ve okumaya daha fazla zaman ayırıp, daha çok eser verebilirim. Girişimcilere, karmaşık piyasa koşullarında yaşadıkları “travmayı” atlatmaları, gençlere hedefleri konusunda ve daha bir çok kişiye bir çok konuda daha fazla yardımcı olabilirim. Ünlü olmak mı? Onu hiç sevmedim. Ünlü olmak, benim yolumun sonu değil, olsa olsa “katlanmak” zorunda kalacağım ve “bunaltıcı” bir yan ürün olabilir.

Kitabımı büyük kitapçılarda, internet mağazalarında bulabilirsiniz. Gittiğiniz bir kitapçıda raflarda kitabımı göremezseniz, mutlaka görevlilere sorunuz. Bir yerlerden bulup-getiriyorlar!
------------------------
www.savassenel.com
------------------------
Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız:
Hayatı Iskalama Lüksün Yok!